Şeriye ve Evkâf Vekâleti’nin kaldırılması ile Erkân-ı Harbiye Vekâleti’nin kaldırılması
Şeriye ve Evkâf Vekâleti’nin kaldırılması ile Erkân-ı Harbiye Vekâleti’nin kaldırılması, Türkiye’nin tarihinde önemli bir dönüm noktası olmuştur. Bu iki vekâletin kaldırılmasıyla birlikte ülkemizde birçok değişiklik yaşanmıştır. İşte bu konuda bilmen gereken bazı önemli noktalar:
1. Şeriye ve Evkâf Vekâleti, Osmanlı İmparatorluğu döneminde hukuki işlerden sorumlu olan bir kuruluştu. İslam hukukuna dayanan kararlar alır ve uygulardı. Ancak, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Atatürk, laik bir devlet yapısı oluşturma amacıyla bu vekâleti kaldırmaya karar verdi.

2. Şeriye ve Evkâf Vekâleti’nin kaldırılmasıyla birlikte dinî işler devletten ayrıldı. Artık dinî konularda kararlar vermek ve uygulamak, Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı olan yetkililere verildi. Bu sayede, devletin dini anlayışından bağımsız olarak, bireylerin inançlarını özgürce yaşama hakkı garanti altına alındı.
3. Erkân-ı Harbiye Vekâleti ise askeri işlerden sorumlu olan bir kuruluştu. Atatürk, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin modernleştirilmesi amacıyla bu vekâleti kaldırmaya karar verdi. Böylece, ordunun daha etkin ve güçlü hale getirilmesi amaçlandı.

4. Şeriye ve Evkâf Vekâleti ile Erkân-ı Harbiye Vekâleti’nin kaldırılması, Türkiye’nin çağdaşlaşma sürecinde önemli bir adım oldu. Bu adımla birlikte devletin gücü, sivil otoritelere aktarıldı ve demokratik bir yapı oluşturuldu.
5. Bu değişiklikler, Türkiye’nin batılılaşma çabalarının bir parçası olarak değerlendirilebilir. Atatürk, ülkenin modern dünya ile uyum sağlamasını ve toplumsal gelişimi desteklemeyi hedefledi.
Sonuç olarak, Şeriye ve Evkâf Vekâleti’nin kaldırılması ile Erkân-ı Harbiye Vekâleti’nin kaldırılması, Türkiye’nin tarihinde önemli bir dönemeçtir. Bu değişiklikler sayesinde, ülkemizde laiklik ilkesi benimsenmiş, dinî ve askeri işler sivil otoritelere teslim edilmiştir. Bu adımlar, Türkiye’nin demokratik yapısının güçlenmesine ve çağdaş bir toplum olma yolunda ilerlemesine katkı sağlamıştır.

